Ne Mutlu Türk'üm Diyene
UniBozkurt
M.Kemal Atatürk Basbuğ A.Türkeş S.Ahmed Arvasî'nin Makaleleri Atsiz Ata'nin Makaleleri
Kadir Gecesi
Ramazan ayının 27. gecesi "Kadir Gecesi"dir. İnsanlara dünyada ve ahirette mutlu
olmanın yollarını gösteren dinimizin kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim Peygamberimize
Ramazan ayı içinde Kadir Gecesinde inmeye başlamış, Hz. Muhammed (s.a.s.)'e
peygamberlik görevi bu gecede verilmiş ve İsl am güneşi bu gecede doğmuştur. İşte
bu önemli olaylar Kadir Gecesine büyük bir şeref vermiş, üstün bir değer
kazandırmıştır.
Kadir gecesinin bin aydan daha haylırlı olduğu Kur'an-ı Kerim'de açıkça
bildirilmiştir. Sevgili Peygamberimiz de bu gecenin fazileti hakkında şöyle
buyurmuştur:
''Kim ki, faziletine inanarak ve mük afatını Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesini
ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.'' (63)
Kadir Gecesi biz mü'minlere Allah Te alanın büyük bir lütfu ve sonsuz rahmetinin
eseridir. Bu geceyi Allah rızası için namaz kılarak, Kur'an okuyarak ve dua
ederek en iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz.
Hz. Aişe bir gün Peygamberimize:
''Ya Rasulellah: Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?'' diye sordu.
Peygamberimiz şöyle buyurdu:
''De ki: Ya Rab; sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni afffet.'' (64)
Sevgili Peygamberimizin öğrettiği bu duayı, biz de Kadir Gecesinde tekrar
edelim.
Kandil gecelerini; Allah rızası için namaz kılmak, Kur'an okumak, Peygamberimize
sal at ve sel am okumak, günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dilemek,
dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua etmek ve yapacağımız yardımlarla
yoksulları sevindirmek suretiyle değerlendirmeliyiz.
Dipnot:
(48) Bakara suresi, 183
(49) Riyazü's-Salihin, c. II, s. 489
(50) Keşfu'l-Hafa, c. II, s. 33.
(51) Hayat Ansiklopedisi, Oruç Maddesi.
(52) Riyazü's-Salihin, c. II, s. 495.
(53) et-Terğib ve't-Terhib, c. II, s. 81.
(54) et-Terğib ve't-Terhib, c. I, s. 520
(55) Riyazü's-Salihin, c. II, s. 521.
(56) Şafi Mezhebine göre; yanında kocası veya mahremi olmayan kadın, güvenilir
iki veya daha fazla kadınla birlikte farz olan haccını yapar
(57) et-Terğib ve't-Terhib, c. II, s. 155.
(58) Riyazü's-Salihin, c. II, s. 439.
(59) a.g.e., c. II, s. 444.
(60) C amiu's-Sağir, c. V, s. 131.
(61) C amiu's-Sağir, c. III, s. 454
(62) et-Terğib ve't-Terhib, c. II, s. 119
(63) et-Terğib ve't-Terhib, c. II, s. 119.
(64) Riyazü's-Salihin, c. II., s. 467.
Berat Gecesi
Şaban ayının onbeşinci gecesi "Berat Gecesi"dir. Borçtan, suç ve cezadan
kurtulmak anlamını taşıyan Berat, günahlardan kurtuluş gecesi demektir.
Bu gece yüce Allah'ın, kendisine yönelip af dileyen mü'minleri bağışlayarak
kurtuluş beratı verdiği bir gecedir. Bu geceyi şuurlu bir halde geçirerek
dileklerimizi Allah'a sunmamızı isteyen Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
''Şaban ayının onbeşinci gecesi olduğu zaman, o geceyi ibadetle geçirin,
gündüzünü de oruç tutunuz. Çünkü, Allah Te al a, o gece güneş doğuncaya kadar,
dünyaya rahmetle tecelli ederek şöyle buyurur:
Yok mudur bağışlanmak isteyen, bağışlayayım?
Yok mudur rızık isteyen,rızıklandırayım?
Yok mudur dert ve musibete yakalanan, şifa vereyim?
Daha ne gibi dilekleri olan varsa istesinler vereyim.'' (62)
Öyle ise Rabbimizin müjdesine kulak vererek bizlere tanınan bu fırsatlardan
yararlanmalıyız.
Mi'rac
Gecesi
Allah,'ın daveti üzerine Sevgili Peygamberimiz bir gece Mekke'deki Mescid-i
Haramdan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürülmüş, oradan Cebrail ile birlikte
bütün gökleri aşarak "Sidretül'münteha" denilen makama yükselmiştir.
Peygamberimiz (s.a.s.) buradan daha ileriye gitmiş ve vasıtasız olarak Yüce
Allah ile görüşmüştür.
Bu mukaddes yolculuğun Mekke'den Kudüs'e kadar olan bölümüne İsra, Kudüs'ten
itibaren devam eden bölümüne de Mi'rac denir. Peygamberimiz, beş vakit namazı
ümmetine Mirac hediyesi olarak getirmiştir.
Mirac olayı Peygamberimizin en büyük mucizelerinden biridir. Hicretten bir buçuk
yıl önce Receb ayının 27. gecesinde meydana gelmiştir.
Regaib Gecesi
üç aylar diye bilinen Recep, Şaban ve Ramazan ayları manevi bakımdan diğer
aylardan daha üstün ve daha bereketlidir. Recep ayı gelince Peygamberimiz şöyle
dua ederdi:
''Allah'ım bize Receb ve Şabanı mübarek eyle ve bizi Ramazana ulaştır.'' (60)
Recep ayının ilk cuma gecesi "Regaib Gecesi" dir. Bu gece, Allah'ın rahmet ve
bağışlamasının bol olduğu, duaların kabul edildiği mübarek bir gecedir.
Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
''Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri çevrilmez (y ani kabul edilir).
Bunlar:
Recebin ilk cuma gecesi,
Şabanın onbeşinci gecesi,
Cuma geceleri,
Ramazan bayramı gecesi,
Kurban bayramı gecesi'dir.'' (61)
Mevlid Kandili
İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel
ayının 12. gecesi doğmuştur. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.
O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlaksızlık almış
yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş,
dünya yaşanmaz hale gelmişti.
Sevgili Peygamberimizin tebliğ ettiği İslam dini ile dünya aydınlandı, tek Allah
inancı ile kalpler nurlandı. Eşitlik, adalet ve kardeşlik geldi. O'na inanan
toplumlar gerçek huzura kavuştu. O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için
çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.
Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile
kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk
Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan
mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde
dile getiren değerli bir eserdir.
Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek,
O'nun mübarek ruhuna sal at ve selam okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin
Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.
Bununla beraber, O'nun ahlak ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize
örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve
hoşnutluğunu kazanmış oluruz.
Ramazan ve Kurban Bayramları
Yılda iki dini bayramımız vardır:
1 Ramazan bayramı.
2 Kurban bayramı.
Bayram sevinç günü demektir. Ramazan ayında oruç tutarak Allah'ın emrini yerine
getiren, Kurban Bayramında kurban keserek Allah yolunda fed ak arlık gösteren,
bayram namazlarını topluca kılan müslümanlar görevlerini yapmış olmanın sevinç
ve mutluluğunu yaşarlar.
Bayramlarda anne, baba ve büyükler ziyaret edilir, dargınlar barışır, hısım ve
akrabalar arasında karşılıklı hediyeleşmeler dostlukları pekiştirir.
Bayramlarda mü'minler birbirleri ile bayramlaşır, uzakta olanlara tebrikler
gönderilerek gönülleri alınır. Kabirler ziyaret edilerek ölüler için dua edilir.
Kur'an okunarak ve sadaka verilerek ruhları şad edilir.
Bayramlar, Allah'ın mü'min kullarına birer ziyafet günleridir. Bu günler,
Allah'ın rızasına uygun davranışlarla değerlendirilmelidir.
Cuma Günü
Cuma günü müslümanlar için bir bayram günü demektir. Cuma namazı cemaatle
kılınır. Bu sebeple müslümanlar bir araya gelerek birbirleri ile yakından
tanışmak ve görüşmek imkanı bulurlar. Her hafta müslümanların böyle bir araya
gelmesi aralarındaki dostluğu artırır, birlik ve beraberliği güçlendirir.
Cuma, önemli olayların meydana geldiği çok hayırlı ve faziletli bir gündür.
Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
''üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün cuma günüdür. Adem (a.s.) o gün
yaratılmış, o gün cennete konulmuş ve o gün cennetten çıkarılmıştır.'' (58)
''Cuma gününde bir saat vardır ki, hangi mü'min o saatte Allah'tan bir dilekte
bulunursa Allah onun dileğini kabul eder.'' (59)
Site Içerigi:
Köse Yazarlari: