Ne Mutlu Türk'üm Diyene
UniBozkurt
M.Kemal Atatürk Basbuğ A.Türkeş S.Ahmed Arvasî'nin Makaleleri Atsiz Ata'nin Makaleleri
Bulgaristan Başmüftüsü Uyardı!
1989'da, Bulgaristan'dan göçe zorlanmışlardı. Trenlere, arabalarına doluşup ya da yaya olarak Türkiye sınırına yığılmışlardı. Bulgaristan'da yaşayan onbinlerce Türk, işte böyle göç ettirilmişti. Reuters ajansı, o zulümden 20 yıl sonra, bugün Bulgaristan Müslümanlarının, aşırı milliyetçi grupların ırkçı ve ayrılıkçı tutumları nedeniyle giderek artan sorunlarına dikkati çeken özel bir haber yayımladı.
Anna Mudeva'nın haberinde, eski rejimin 20 yıl önceki baskı kampanyasına karşı başlattığı açlık greviyle direnişin öncülerinden olan 65 yaşındaki Mustafa Yumer'in, "eski kabus geri gelebilir" ifadelerine yer verildi.
Bulgaristan'da Türklere, özellikle komünist lider Totdor Jivkof döneminde büyük baskılar uygulanmış ve sonunda da Türkiye'ye sürgüne zorlanmışlardı. Onbinlercesi korkunç zulümden kaçmak için Türkiye sınırına yığılmış ve her şeyini geride bırakarak Türkiye'de yeniden hayata başlamıştı.
"HEPİMİZ ÇOK TEDİRGİNİZ"
Bazı siyasi çevrelerin Müslüman karşıtı üslubunun etnik nefreti kışkırttığına dikkati çeken ve "eski yaralar açılabilir" diyen felsefeci, emekli öğretmen Yumer, "Hepimiz çok tedirginiz. Halk, aşırı sağcı partilerin üslubundan, Bulgaristan'ı tek etnik grubun ülkesi olarak görme amaçlarından ürküyor" dedi.
AŞIRI SAĞCI PARTİLERİN YÜKSELİŞİ, NEFRETİ TETİKLİYOR
"Komşuluk" adı verilen, Müslümanlar ve Hristiyanların yüzyıllardır yan yana yaşama kültürünün, "ATAKA" adlı aşırı sağcı partinin popülerliğinin artması ve Avrupa Parlamentosu seçimlerine yönelik kampanyalarda diğer sağ partilerin de Müslümanlara yönelik tutumlarının sertleşmesi nedeniyle çatırdamaya başladığı ifade edildi.
Haberde, ATAKA lideri Volen Siderov'un, bir Seçim konuşmasında, Müslümanlar hakkında söylediği, "Eğer yerimizde oturursak, Bulgar vatanseverleri gibi çalışmazsak bir gün ülkenin bütün bölgelerini işgal edecekler." şeklindeki ifadelerine yer verildi. Bu partinin seçimde, "Türkiye'ye AB'de yer yok" sloganını da kullandığı anımsatıldı.
CAMİ VE MÜSLÜMAN YAPILARA 100'DEN FAZLA SALDIRI
Yazıda, son 2-3 yılda camilere ve Müslümanların diğer yapılarına yönelik 100'ün üzerinde saldırı düzenlendiği de belirtildi.
MÜSLÜMANLAR MÜTEMADİYEN TERÖRİST GİBİ GÖSTERİLİYOR
Müslüman dini liderlerin, baskıların, yabancı kökenli bazı dinsel eğilimlere sempatinin artmasına yol açabileceği yolunda uyardıklarına da işaret edilen yazıda, Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğü Genel Sekreteri Hüseyin Hafızov'un, "Böyle bir yönelimin engellenmesi için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz.
Camileri ve dini törenleri kontrolümüzde tutuyoruz. Şimdiye kadar bunda başarılı olduk ancak mütemadiyen, teröristler, ülkenin güvenliğine yönelik tehdit oluşturan kişiler olarak gösterilmeye devam edilirsek bir gün bizim toplumumuzda da karşı tarafa karşı aynı tepkiyi gösterenlerin ortaya çıkıp çıkmayacağından emin olamam" şeklindeki ifadelerine yer verildi.
Komünist dönemde Türklerin sürgüne zorlandığı ancak komünizmin yıkılmasıyla durumun düzeldiği Bulgaristan'da yine tavır değişikliği başladı.
Bulgaristan Başmüftülüğü bir bildiri yayımlayarak, bazı devlet kurumları ve siyasal örgütlerin ülkedeki Müslümanlara karşı ırkçı bir yaklaşım içinde olduklarını belirterek duruma isyan etti.
Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov, Başbakan Sergey Stanişev ve Parlamento Başkanı Georgi Pirinski'ye gönderilen bildiride, "Müslümanlara karşı son yıllarda artan saldırgan tavır ve ön yargılar endişe verici boyuta ulaştı" denildi. Bulgaristan'daki Müslüman cemaatin, geleceği göremeyen, boş konuşan politikacıların hedefi haline geldiğinin belirtildiği bildiride, bu konuda ilgili devlet kurumlarının zaman kaybetmeden gerekli tedbirleri alması istendi.
Bulgaristan Müslümanlarının sadece, kendi kültürel-dini kimliği ile yüzyıllarca bu topraklarda yaşayan atalarının gelenek ve miraslarını korumaya çalıştıklarının belirtildiği bildiride, "Biz devlet–dinler–dini topluluklar ilişkisinin yeniden gözden geçirilmesinde ısrar diyoruz" denildi.
Bildiride, Müslüman topluluğunun, eski komünist rejimin asimilasyon politikası uygulayarak el koyduğu tarihi miras ve kültürel değerlerini koruma girişimlerinin "İslamlaştırma girişimi" olarak algılandığı belirtildi.
Ülkedeki Müslümanların, 1989 yılında sona eren komünist rejimin sebep olduğu manevi çöküşün etkilerini halen aşmaya çalıştığının ifade edildiği bildiride, şunlar kaydedildi:
"Bulgaristan Müslümanları psikolojik baskı altında tutulmaktadır. Devlet güvenliğinden sorumlu kurumlar bile, Müslüman topluluğa karşı belli siyasi çevreler tarafından yürütülen yalan ve karalama kampanyasının adeta destekleyicisi durumuna gelmektedir."
-CAMİ VE MÜLK SORUNU-
Müftülüğe bağlı İslam Enstitüsü'nün, İslam Konferansı Teşkilatı'ndan (İKT) akademik akreditasyon alabilmesi için kurulması öngörülen "İslam Kültür–Eğitim Merkezi"nin inşasının engellendiği de hatırlatılan bildiride, şöyle denildi:
"İçinde bir caminin de yer aldığı İslam Kültür-Eğitim Merkezi projesi için 5 ay önce yaptığımız inşaat izni başvurusuna hala yanıt gelmemiştir. Sofya'da yaşayan 30 bine yakın Müslüman için hizmete açık sadece tek bir cami vardır. Sofya belediyesi ikinci bir caminin inşası konusunda Başmüftülüğün talebine yanıt vermemektedir.
Ülke genelinde camilerimize ırkçı saldırılar yapılmakta ve bun karşılık tek bir suçlu dahi yakalanamamaktadır. Komünizm rejiminin yıkılmasından bu yana camilerimize toplam 110 saldırı düzenlenmiştir. Bütün bu gelişmeler haklı olarak bizleri kaygılandırmaktadır."
Bildiride, komünist rejimin el koyduğu çok sayıdaki vakıf mülkünün iadesi konusunda da hiçbir ilerleme sağlanamadığı kaydedilerek, buna karşılık Ortodoks, Musevi ve Ermeni cemaatlerinin, tüm mülklerini hiçbir sorunla karşılaşmadan devletten geri aldıkları belirtildi.
Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Aliş Haci, Yüksek İslam Şurası Başkanı Basri Pehlivan ve Başmüftü yardımcıları ile 16 bölge müftüsünün imzaladığı bildiride, Cumhurbaşkanı Pırvanov, Başbakan Stanişev ve Parlamento Başkanı Pirinski'den Müslümanların bu sorunlarına çözüm getirilmesi için girişimlerde bulunmaları istendi.
Kaynak: Kırcaali Haber
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Site Içerigi:
Köse Yazarlari: