Ne Mutlu Türk'üm Diyene
UniBozkurt
M.Kemal Atatürk Basbuğ A.Türkeş S.Ahmed Arvasî'nin Makaleleri Atsiz Ata'nin Makaleleri
Alİşan SATILMIŞÜlkücülük Türk Mİlliyetçiliğinin Efkarıdır
Lafımın dostusunuz, çilemin yabancısı, yok mudur, sizin köyde çeken fikir sancısı?
Yaşaya dursun insan, hayat dediği zanla...”
“Gerçek Orada Bir Yerde”, bizim televizyonlarımızda da gösterilen (Gizli Dosyalar) dizisinin sloganı.
Dizinin kahramanı, FBI’nin garip işlerden sorumlu ajanı Fox Mulder, karşılaştıgı her davada, çıktığı her işte, uzaydan gelen yaratıkların parmağını arıyor.
Onu bulamazsa da herhangi bir doğaüstü, olağan dışı açıklamayla yetinmek zorunda kalıyor.
Ortağı Diana Sclly ise tam bir kuşkucu, öz be öz bir aydınlanma kızı.
Tüm bu uzaylılar, kurt adamlar, vampirler, telepatik caniler falan ona çok kuşkulu, çok bilimdışı geliyor.
Ama ne yapsın birçok vakada “kanıtların”ya da birinci elden deneyimin etkisiyle ortağına uymak zorunda kalıyor o da.”
Girişin bu yönelişini ayrımlayıp, “soyut” işaretlemelerden zihnimizi arılaştırarak “somut” işaretlemelerde okumalar yaparak muhataplıklarımızın adını koymalıyız.
Gerçeğe doğru at koymak gerekiyor, “Gerçek Orada Bir Yerde” değil bizim bulunduğumuz alanda…
Hem de hiçbir aşkınlık barındırmadan net olarak tanıyıp bildiğimiz, dokunup temas edebileceğimiz, yorumsuz bir şekilde aklımızın anlayıp idrak ettiği tanımlaşan şeydir.
Aklımızla, zekâmızla, algımızla, idrakimizle alay edercesine ”olgulara” öte anlamlar yükleyerek sırlaştırmaya çalışanlar bizi maniple etmeye çalışan aklıevvellerdir.
Bunlara dur demek gerekir.
Hem de kırmızı kart gösterip oyundan atarak.
Bunun için gerçeklik ilizyonundan kurtulup ”Hakikat” anlamıyla duruş sahibi olmamız gerekiyor.
Hakikat, oyuna oyuncu olarak dahil olmak değil oyunu kendimizin kurmasıdır.
Böylece oyun kurucu rolünde kendine keramet atfeden ilizyonistlerin rolünü de olağan üstü halcilikten ayırmış oluruz.
Sokak da olmayan, yanı başımızda bulunmayan, acımızı, sevincimizi, paylaşmayan, kendine fildişi bir kule oluşturup, orada gizemli bir atmosferin iklimiyle her derde deva büyücü rolüne soyunan sır kâtibinin kerametinin aslında kutsallık barındırmadığını yüksek sesle konuşmak zamanıdır.
Konuşmak”Ademi Adam eden kelimenin adıdır”
Kelimenin ruhu hakikattir.
Hakikat misyon algısında muhataplığı doğru anlamlarla kotlayıp, hakkı teslim de gereğini yapmaktır.
“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” tesciliyeti olmazsa olmazlık gerçeğinde kelam sözü aşkın bir kabuldür.
Kabulün irade hükmü ise varlığı meşru ya da meşruiyetsiz kılma tercihinin adıdır.
Tercih ki insan olmaya ve irade koymaya yöneliştir.
Yöneliş, iman, tevekkül ve rıza istikametinde yola yolcu olma referans sahipliğidir.
Referans yükümlülüğünde öncelik ve sonralık hak ve Hukuku koruyucu, kollayıcı ve kapsayıcı olan iradenindir.
Bu irade muhataplıkta tüm olay ve olgular karşısında yükümlülüğün, yani konuşmanın gereği yerine getirilmezse, ”Adem’i Adam eden” kelimenin adı ruhsuzluk olup nesneye dönüşür.
Nesne ise ”Şeydir” yani iradesiz başka tasavvurların kabulünde anlam bulan hükümsüz şahsiyet duruşundan başka bir anlam içermez.
Varsak, adamsak, idrak ve algı sahibiysek ”Gerçeği” oralarda bir yerde, akıl sır ermeyen, efsunlu, bilinmez, çözülmez, kerameti kendinden menkul, sır kâtiplerinin mevzusunda
“Bir bildikleri vardır” tembihinde tehdit ve tehlike algısında, korku ve kaygı patolojisiyle okumak imanı akıl kıyaslamasında ”keşkelere” kurban vermektir.
Şeytanın bile keşkesi yokken, yaranma ve kalıcılık makam mevki hevesiyle, iradeyi aşan misyon illiyet bağını köksüzleştiren mecrasından taşırıp, tercihi melekleşmeye yöneltmek memur zihniyetinden başka bir görev bağlantısı ortaya koymaz.
Bize yakışan ne meleklik taslamak nede haksızlık karşısında susup şeytanlık kaygı ve kurnazlığına yönelmektir.
İradi tercihte bilinç ve sosyal sorumluluk hakikatiyle ”Ademi Adam Yapmaktır”
Adam olan insandır!
İnsan olan ise kendi varlık ve misyonundan haberdar olduğu için kayıtsız ve lakayt bir duruş içinde kendini seyretmez.
İnsanın aynası kendisidir, eylemi de referans yükümlülüğü adına efkârıdır.
Efkârsız insanlar dönerler, fikirlerine işerler, tıpkı efkârsız sahabenin kabenin duvarına işemesi gibi…
Ülkücülük Türk Milliyetçiliğinin Efkârının adıdır.
Bir Off çeksek fildişi kuleniz yer ile yeksan olur.
tarihinde eklenmiş,1006 defa okunmuştur.
Not: Yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra eklenecektir.
| Yorumlar (1) |
| SELAMÜN ALEYKÜM sayın başkan ülke genelinde teşkilatlardaki kirlenmeyle sürekli mücadelemiz devam etmekde lakin etrafı çakal sürüsü sarmış bunlarla olan uğraşımız her dayim sürecektir fakat bu uğraşta desteklerinizi bekli yoruz izmir kemalpaşa parsa ABDULLAH reisinde selamı var ALLAH CC BU YOLDA YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN ALLAH CC EMANET OLUN Gönderen:CENGİZ OGUZ 2010-03-25 11:59:27 |
Yazarın Diğer Yazıları
Kral Çıplak!
Ker Kafa!
Çıldırmak Kefaret İstemez
Kin Hafızası ve Ülkücüler
Onların Mahcubiyeti Bizim Mahcubiyetimizdir
Şeytanı Ürküten Mutantlar
Şeytanı Ürküten Mutantlar
ATEŞ VE KAV
VAY Kİ PUŞTLARI ADAM GİBİ OKUTAN ZAMANLARA
İDEALİSTLER AHMAK DEĞİLDİR
KÜVEZ HALİ SENDROMU
ÇÜŞ ULAN EŞŞEKOĞLU EŞŞEKLER
Herkes Pişti
Hırtlıktan Softluğa TÜSİAD
Milliyetçi Demokrat Tarif
Özel Tip'ler
Kulu Klan Kabilesinde Küslük Olmaz
Netekim İnsanlık
Müjde Ben de Akrediteyim
Sayıncılar Garip Garabet Vakası
Üç Kelle
Elhamdilullah
Biz eskiden
İrade tesciliyeti
Sinsi Tezgahçılar
Abesle İştigal Etmek
Tren Makas Değiştirdi
Nefes Utandı da Nefis Arlanmadı
Asi Takılmak
Kim Mağrur?
Ülkücülük Bir Vazgeçiştir!
Hepten Yok Diyecekler de…
Alınganlara Trajedik Masal
Miting Kurnazları
Kına Yakın
Destur O Laf Seni Çarpar
Haydi Hayırlısı
Hadi Oradan Sen de!
Zihin Haritalama Tekniği
Benzemezler Curcunasından Çarpıtmalar
Karakter Kapasitesine Göre Teveccüh
Polüm Bunlar Polüm!
Ülkü Ocakları Üzerine Konuşanlar
Kimsenin Sesi Kimseye Yetmedi
Yılanın Hikayesi
Onlar Turist Biz Yerliyiz
Sus Uyumlu Ol
İşte Durum Bu
Hiç Bir Yer!
Kapsama Alanı Dışında Kalanlar
Gevişlik Mevzu Bunlar
Anladın Sen Onu!
Herkesin Bir ‘Belki’si’ Vardır
Benim Anladığım Bu
Hakikatin Hoş Görüsü Olmaz
Kalbimin Arafında
Aşkın Ateşi…Ya da Ateşin Aşkı
Devlet Dersi
Gerektiğinde Bırakmayı Bilmek
Sabetay Sevi
Vefa Gerçeği
Musalla Taşlarında Büyüyenler
Gazalı Yaşı Kimin Bahsidir?
Düzgün Yürü Düzgün!
Ne Çatısı Ne Kapısı! Ana Giriş MHP
Zırvanın Tevil Götürmezliği
Gölge Etmeyin Başka İhsan İstemez
Düşünce Banyosu
Kararsızlığın Adı AKP
İyi Kötü Ayrımı
Salla Gitsin
İstanbul’da Dört Katır Mangal Kömürü Yakalanmış
Var Mı Bahse Giren?
Kendime Kaldım
Tarihe Sızan Soytarılar Gördük
Uhulet Ve Suhuletle
Şuyuu Vukuundan Beter
Sakallıyla Kravatlı Arası Fark
Günah Çıkarma Azizlik Sazanları
Çok Uykuları Var Bunların Çok
Doğrular Yada Kim Söyledi…
Kim Köylü Kim Şehirli
Kardelen Kimin Adamıdır
İkili Parya
Orda Kimse Var mı?
Orda Kimse Var mı?
Orda Kimse Var mı?
Hatırla Sevgili'den Unutma Sol'a
Her Kara Çocuk Talihinde Bir Militan Yaşar
Yolunacak Kaz
Sütü Bozuk Bir Hesaptayım
Kurdun Ölümü
Kalbimde Köpekler Havlıyor
Yüreğine Zemheri Kalanlar
Bilinmezlik Üzerine...
Ne Halt Ettin Ki?
Bizim Çocuklar
Kemal Çapraz Dostuma Muhabbetle
Beyaz Ekmek
Normal Anormal Karışımı Acayiplikler
Kalaylıkoz
Herkes Durduğu Yeri Bilmeli
Taklitlerden Sakının
Hakikatimiz Alarm Veriyor Beyler
İronik Bir Özdeşlik Yorumu
Çakma Mı Olsak Ne?
Tahammül ve Katlanma
Dünya Dört Ayaklı Bir İnektir
MHP ve Alevi Açılımı
Anladınız Siz Onu...
Nevşehir Katırı Site Içerigi:
Köse Yazarlari: